• Hakkımızda
  • İletişim
  • Uçuş Bilgileri
  • Fırsatlar
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
19 Şubat 2026
  • Ana Sayfa
  • Havacılık
  • Turizm
  • Seyahat
  • Savunma
  • Uzay
  • Özel Röportajlar
  • Teknoloji
  • Fırsatlar
  • Yazarlar
    • Cem Polatoğlu
    • Kaan Yıldızgöz
    • Güntay Şimşek
    • K. Hakan Çelikoğlu
  • ENGLISH
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Havacılık
  • Turizm
  • Seyahat
  • Savunma
  • Uzay
  • Özel Röportajlar
  • Teknoloji
  • Fırsatlar
  • Yazarlar
    • Cem Polatoğlu
    • Kaan Yıldızgöz
    • Güntay Şimşek
    • K. Hakan Çelikoğlu
  • ENGLISH
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ana Sayfa Aero Gündem

Roketsan Genel Müdürü İkinci: Tayfun Blok-4’te bu yıl seri üretim hedefliyoruz

19-02-2026 11:17
0
Roketsan Genel Müdürü İkinci: Tayfun Blok-4’te bu yıl seri üretim hedefliyoruz

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci - Airport Programı Habertürk

PaylaşPaylaşPaylaşPaylaşPaylaşPaylaş

Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Tayfun füze ailesinin yeni versiyonu Blok-4’te testlerin tamamlanmasının ardından 2026 yılı içinde seri üretime başlanmasının hedeflendiğini ve sistemin envantere alınmasının planlandığını açıkladı.

Türkiye savunma sanayii 2025 yılını ihracatta tarihi bir eşiği aşarak geride bırakırken, bu yükselişin en dikkat çeken aktörlerinden biri Roketsan oldu. Dolar bazında yüzde 50’nin üzerinde ihracat artışı ve 2 milyar doların üzerine çıkan ciroyla şirket, yalnızca finansal büyüme değil, teknolojik derinlik açısından da yeni bir safhaya geçti. 2026 ise hem seri üretim hem de yeni nesil sistemlerin sahaya çıkışı bakımından daha kritik bir yıl olmaya aday. Balistik füze ailesi Tayfun’un yeni blokları, Çelik Kubbe hava savunma mimarisinin genişlemesi ve uzaya bağımsız erişim hedefi kapsamında yürütülen Şimşek projeleri, önümüzdeki dönemin başlıklarını oluşturuyor.

Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, şirketin büyüme ivmesini, üretim kapasitesindeki artışı ve 2026 vizyonunu, Airport programında gazeteci Güntay Şimşek’in sorularını yanıtlayarak değerlendirdi. Habertürk TV ekranlarında yayınlanan röportajda İkinci; Tayfun Blok-4’te seri üretim hedefinden Gökbora hava-hava füzesine, Çelik Kubbe’nin katmanlı yapısından hipersonik tehditlere karşı yatırımlara kadar geniş bir çerçeve çizdi.

İhracatı “er meydanı” olarak tanımlayan İkinci, 2025’te imzalanan yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesine ve iki katı büyüklüğe ulaşan bekleyen iş portföyüne dikkat çekti.

Roketsan Genel Müdürü İkinci‘nin Şimşek’in sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

“750 milyon doların üzerine çıkardık”

  • 2025 yılını oldukça başarılı geçirdiniz; hem ihracat hem de ciro hedefleriniz önemli ölçüde gerçekleşti. Ayrıca önünüzde çok sayıda kritik proje bulunan 2026 yılı sizin için daha da önemli görünüyor. Önce 2025’i genel bir değerlendirmeyle başlayabilir miyiz?

Olur tabii. Aslında 2025 sadece Roketsan için değil, tüm savunma sanayimiz için çok güzel bir yıl oldu. Bildiğiniz gibi sektörümüz 10 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkan bir ihracat rakamına ulaştı. Bu rakamın içinde Roketsan olarak ihracatımızı dolar bazında %50’nin üzerinde artırarak 750 milyon doların üzerine çıkardık.

Bu, ülkemizin ihracatı açısından son derece kıymetli. Ancak ihracatın bizim için başka bir anlamı daha var: Biz ihracatı bir nevi “er meydanı” olarak görüyoruz. Kendi ülkeniz için geliştirdiğiniz ürünleri başka ülkeler de almak istiyorsa, doğru yolda olduğunuzun en somut göstergesi budur. Bu açıdan bakıldığında Roketsan’ın savunma sanayimiz içindeki hızlı büyüme trendi ve dolar bazında %50’yi aşan ihracat artışı önemli bir gösterge.

Ciro yüzde 50 arttı

Bu büyüme yalnızca ihracat tarafında değil; toplam ciromuzu da yine %50’nin üzerinde artırarak 2 milyar doların üzerine çıkardık. Bu artış hızının önümüzdeki dönemde devam edeceğinin en büyük göstergesi ise 2025 yılı içinde yaptığımız sözleşmeler. 2025’te yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesi imzaladık. Bunun da ötesinde, imzalanmış sözleşmelerimizin yaklaşık iki katına ulaşacak büyüklükte bekleyen iş portföyümüz bulunuyor.

Bu durum sorumluluğumuzu artırırken hedeflerimizi de büyütmemize yol açtı. Hatta 2027-2028 yılları için planladığımız bazı hedefleri 2026’ya çekmiş durumdayız. Yani neredeyse iki yıl önceden hedeflediğimiz rakamları yakalayabilecek noktaya geldik. 2026’da da yine %50’nin üzerinde ihracat büyümesi, %50’nin üzerinde ciro artışı ve backlog büyümesi hedefliyoruz.

  • 2026’da kamuoyuna tanıtmayı planladığınız en önemli projeler hangileri olacak? Yoğun bir test takvimi yürüttüğünüzü görüyoruz; yıl boyunca çok sayıda sahada deneme gerçekleştiriliyor. Bu süreç ve öne çıkan sistemler hakkında neler söylemek istersiniz?

Aslında 2025 yılına baktığımızda Roketsan olarak toplam 850 gün sahada test yapmışız. Bu şu anlama geliyor: Birden fazla ekibimiz aynı anda Sinop’ta, Aksaray’da, İğneada’da ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde geliştirdiğimiz yeni sistemlerin testlerini yürüttü. Bu da geliştirme faaliyetlerimizin ne kadar hızlı ve sürdürülebilir ilerlediğinin en açık göstergesi.

Eren – Fotoğraf: AA

“EREN seri üretime hazır hale geldi”

Tanksavar füzelerinden balistik füzelere, seyir füzelerinden hava savunma füzelerine, MANPADS sistemlerine ve akıllı mühimmatlara kadar oldukça geniş bir ürün ailesini hem büyütüyor hem de mevcut ürünlerin kabiliyetlerini daha üst seviyeye çıkarıyoruz.

2025 yılı içerisinde lansmanını yaptığımız çok sayıda ürün vardı. Bunlardan biri olan EREN için bugün tesadüfi atış gerçekleştirdik; bu bir kalifikasyon atışıydı. Daha önce EREN için çok sayıda yer ve uçuş testi yapılmıştı ancak ilk kez bir hedefi imha etti ve artık seri üretime hazır hale geldi. Önümüzdeki süreçte seri üretime başlayacağız.

Tayfun Blok 4 – Fotoğraf: X / @haluk

“Tayfun Blok-4 için de testler devam ediyor”

Yine lansmanı yapılan ürünlerden biri olan Tayfun Blok-4 için de testler devam ediyor. Çok sayıda deneme gerçekleştiriyoruz ve inşallah kısa süre içerisinde tam kalifikasyon testini tamamlayarak kamuoyuyla paylaşacağız.

  • 2025’te Tayfun’u tanıdık, ardından Tayfun Block-4 ortaya çıktı. 2026’da Tayfun Block-4 hangi aşamaya evrilecek? Ayrıca bu sistemle birlikte Türkiye’nin bölgedeki caydırıcılık rolünün nasıl değiştiğini düşünüyorsunuz? 

Seri üretim konusu gerçekten kritik. Mühendislik tasarımı yapmak ve test amaçlı ürün ortaya koymak önemli; ancak asıl zorluk seri üretime geçip üretimi ölçülebilir hale getirmektir — yani belirli sürede kaç adet üretebileceğinizi ortaya koymaktır. Bu özellikle Tayfun Block 4 için olduğu kadar tüm Tayfun ailesi için büyük önem taşıyor.

Tayfun ailesinin mevcut blokları hâlihazırda seri üretimde ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimatlar devam ediyor; ciddi sayılara ulaşacak. Blok-4 için ise testlerin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yıl içinde seri üretime başlamayı hedefliyoruz. Planladığımız şekilde ilerlerse yıl içerisinde seri üretime giren ve ardından envantere dahil edilen bir ürün olacak.

“Çelik Kubbe 2026’da yeni kabiliyetleriyle sahada olacak”

Balistik füze ailemiz Tayfun bloklarından oluşuyor. Bunun yanında taktik seviyede 300, 230 ve 122 mm roket ve füze sistemlerimiz var. Yani 11 kilometre seviyelerinden başlayıp ulaşabildiğimiz en uzun menzillere kadar uzanan çok katmanlı bir balistik ve taktik füze envanterine sahibiz. Daha da önemlisi, bu sistemlerin alt teknolojilerinin tamamını — GNSS çözümleri ve ataletsel navigasyon üniteleri dahil — Türkiye’de geliştiriyoruz. Üstelik bunu sadece Roketsan değil, ekosistemimizde yer alan yaklaşık 2000 iş ortağıyla birlikte gerçekleştiriyoruz. Roketsan büyüdükçe savunma sanayi de, bizimle çalışan binlerce şirket de birlikte büyüyor.

Ön plana çıkacak projelere baktığımızda, uzun süredir yatırım yaptığımız Çelik Kubbe hava savunma sistemi 2026’da yeni üyeleri ve yeni kabiliyetleriyle sahada olacak; seri üretimdeki ürünlerimizle yetenekleri giderek artacak. Bunun yanında balistik füze ailesi olan Tayfun Block 4 ve diğer aileler sadece yerden atılan sistemlerle sınırlı değil. SİHA’lardan ateşlenen mühimmatlarımız da bulunuyor; 230 ve 122 mm sistemler hâlihazırda sahada kullanılıyor ve süpersonik hızlarda hedeflerine ulaşıyor.

“İHA alanında havadan-havaya füze denemeleri de gerçekleştireceğiz”

Lansmanını yaptığımız 300 ER sistemi de testlerle birlikte envantere girdiğinde menzili daha üst seviyelere çıkaracağız. Bununla birlikte insansız hava araçları Türkiye’nin dünyada en güçlü olduğu alanlardan biri. Bu alanda neredeyse her hafta yeni bir varyant ve yeni bir ürün deniyoruz; kısa süre içinde havadan-havaya füze denemeleri de gerçekleştireceğiz.

Ayrıca KAAN ve Kızılelma platformları için geliştirdiğimiz Gökbora füzesinin çalışmaları devam ediyor. Motor testleri sürüyor; ramjet motorlu, farklı teknolojide bir platform olacak.

Tüm bunları birlikte değerlendirdiğimizde 2026, pek çok alanda eş zamanlı testlerin yürütüldüğü oldukça yoğun bir yıl olacak. Ancak bundan da önemli bir başlık daha var…

  • Kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri de seri üretim ve alt sistemlerin durumu. Roketsan’ın üretim altyapısı, kapasite artışı ve özellikle Tayfun ailesinde seri üretim hangi aşamada?

Roketsan elde ettiği gelirin önemli bir bölümünü altyapıya yatırıyor. Her yıl kapasitemizi katlayarak artırıyoruz. Bu sadece son entegrasyon hatlarıyla sınırlı değil; ham madde üretim altyapılarına da çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Çünkü son yıllarda yaşanan küresel krizler bize şunu gösterdi: Üretim yalnızca tasarım ve montajdan ibaret değil, ham madde tarafında da tıkanma yaşanabiliyor. Elinizde 100 birimlik plan olsa bile ham maddeyi sağlayamazsanız 200 birime çıkmanız mümkün olmuyor.

Bu nedenle uçtan uca bir füze için gereken tüm süreçlere yatırım yapıyoruz. Sadece kendi tesislerimize değil, birlikte çalıştığımız geniş ekosisteme de yatırım gerçekleştiriyoruz. Bu ekosistemde yer alan firmalar bizim vazgeçilmez parçalarımız. Onların kapasitelerini artırmaya ya kendi kaynaklarını kullanmalarına destek olarak ya da teknolojik kazanım yükümlülükleri kapsamında katkı vererek yardımcı oluyoruz. Böylece onların üretim gücü arttıkça bizim üretim kapasitemiz de daha üst seviyelere çıkıyor.

“Uluslararası ortak üretimler için yeni hatlar kuruyoruz”

Geçen yıl devreye giren yatırımlarla Roketsan’ın kapasitesi birkaç kat arttı. Bu yıl ise çok daha büyük bir artış bekliyoruz. Amacımız yalnızca ülkemizin değil, dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaşmak. Bu doğrultuda uluslararası ortak üretimler için yeni hatlar kuruyoruz. Bu hatlar devreye girdiğinde Roketsan’ın küresel savunma pazarındaki payının hızla artacağını değerlendiriyoruz.

“Sıvı yakıtlı motorları da yüzde 100 kendi teknolojimizle geliştirip üretmeye çalışıyoruz”

  • Katmanlı savunmadan uzaya kadar uzanan bir vizyonunuz var. Özellikle uzaya bağımsız erişim kapsamında Şimşek-1 ve Şimşek-2 projeleri merak ediliyor. Türkiye’yi kendi sistemleriyle uzaya taşıma hedefinde hangi aşamadasınız?

Uzay aslında bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biri. Buradaki temel hedefimiz, kendi uydularımızı uzaya taşıyacak uzay araçlarını tamamen kendi teknolojimizle geliştirmek. Bu kapsamda yürüttüğümüz Şimşek‑1 ve Şimşek‑2 projelerini Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte yürütüyoruz.

Şimşek-1 ve Şimşek-2 temelde sıvı yakıtlı uzay motorlarına sahip olduklarından kompleks sistemler. Bunun üzerinde termal kontrolü sağlayan, yönlendirme yapan, navigasyon gerçekleştiren ve uzayda iletişimi sürdüren çok sayıda alt sistem bulunuyor. Atmosfer dışındaki yönlendirme mekanizması tamamen farklı bir konsept olduğu için burada ayrı bir teknoloji geliştirme süreci yürütüyoruz.

Bu alt sistemlerin tamamını geçmişte yaptığımız ve hâlen devam eden sonda atışlarıyla test ediyoruz. Bütün bu çalışmaların entegre şekilde hayat bulacağı en kapsamlı platform ise Şimşek-1 ve Şimşek-2 olacak. Ayrıca uzaya çıkışı sağlayacak sıvı yakıtlı motorları da yüzde 100 kendi teknolojimizle geliştirip üretmeye çalışıyoruz.

“Kendi öz teknolojinizle yapmak zorundasınız”

Bu projeler hem uzay ekonomisi hem de uzaya bağımsız erişim açısından bizim için çok kritik. Ticari uyduların fırlatılması çoğu zaman sorun olmuyor gibi görünse de askeri veya stratejik amaçlı uydular söz konusu olduğunda başka ülkelerle yaşanabilecek bir sorun, uzaya erişiminizi engelleyebilir. Bu da en kritik ve en dar boğazı oluşturur. Eğer uzayda ana oyunculardan biri olmak istiyorsanız ve yurt dışındaki müşterilere de hizmet verecek bir altyapı kurmayı hedefliyorsanız bunu mutlaka kendi öz teknolojinizle yapmak zorundasınız. Bu nedenle 24 saat esasına göre çalışan büyük bir uzay ekibimiz var. Hedefimiz yakın zamanda hem Şimşek-1’i hem de Şimşek-2’yi uzayda görebileceğimiz aşamaya getirmek.

  • Bu projelerin takvimi nedir? İlk fırlatmayı hangi zaman aralığında hedefliyorsunuz?

Bu projeler için öngördüğümüz takvim yaklaşık 2–3 yıllık bir süreci kapsıyor. Ancak mümkün olduğunca daha erken gerçekleştirmek için yoğun şekilde çalışıyoruz; ne kadar hızlı tamamlayabilirsek bizim için o kadar iyi olacak.

Projeleri 2025 yılında duyurmuştuk ve buna bağlı olarak yaklaşık 3 yıllık bir planlama takvimimiz bulunuyor. Bu doğrultuda hedefimiz, belirlenen takvimden daha erkene çekebilirsek ilk fırlatmayı mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirmek.

Gökbora, Meteor füzesinden çok daha gelişmiş olacak

  • Eurofighter ile birlikte Fransa’dan tedarik edilmesi konuşulan (Meteor füzesi) yaklaşık 200 km menzilli havadan-havaya füze gündemde. Ancak Türkiye kendi mühimmatlarını geliştiriyor. Roketsan böyle bir füzeyi üretemez mi? Gökbora bu ihtiyacı karşılayabilecek mi?

Gökbora çok daha gelişmiş bir füze olacak. Üzerindeki alt sistemlere — datalink kabiliyeti, motor yapısı, harp başlığı, sensörleri ve arayıcı başlığı — baktığınızda bu sınıfta en yeni nesil füzelerden biri olacağını söyleyebiliriz.

Biz yalnızca Eurofighter Typhoon platformu için düşünmüyoruz. Gökbora’yı KAAN, Bayraktar Kızılelma ve Akıncı gibi farklı platformlardan da atabileceğiz. Böylece elimizde her platforma entegre edilebilecek çok uzun menzilli bir görüş ötesi hava-hava füzesi olacak.

“Olmazsa olmaz unsurlarından biri radar entegrasyonu”

Bu füze bizim için çok kıymetli. Hava-hava alanında daha önce Roketsan ile TÜBİTAK SAGE’nin birlikte yürüttüğü çalışmalar bulunuyor; Gökdoğan ve Bozdoğan üretimini de birlikte gerçekleştireceğiz. Ancak Gökbora bunlardan çok daha uzun menzilli bir füze olacak ve özellikle yeni platformlarımız KAAN, Kızılelma, ANKA ve mevcutta kullanılan Akıncı gibi sistemlere hava muharebesinde ciddi avantaj sağlayacak.

Bu kabiliyetin olmazsa olmaz unsurlarından biri radar entegrasyonu. Bu noktada ASELSAN ile Roketsan arasında güçlü bir iş birliği yürütüyoruz. Onların geliştirdiği radar ile bizim füzenin birlikte çalışması sayesinde, çok uzun mesafelerden hedef angajmanı mümkün olacak.

“Gökbora füzesini 2-2,5 yıl içerisinde hazır hale getirmeyi hedefliyoruz”

  • Gökbora’nın takvimi nedir? Bahsettiğiniz kabiliyetlerle ne zaman sahada görmeyi hedefliyorsunuz?

Bu özellikleriyle Gökbora füzesini yaklaşık 2–2,5 yıl içerisinde hazır hale getirmeyi hedefliyoruz.

  • Tayfun ile birlikte Siper ve Hisar sistemlerini de konuşuyoruz; hepsi Çelik Kubbe konseptinin parçaları. Bu yapıda sizin rolünüz nedir? Çelik Kubbe belirli bir olgunluğa ulaştı mı, yoksa katmanlı bir program olarak gelişmeye devam mı edecek?

Çelik Kubbe aslında nihai noktaya ulaşacak bir proje değil; en başta bunu vurgulamak gerekir. Çünkü tehditler çok hızlı değişiyor ve arttıkça sistemi sürekli yenilemeniz gerekiyor. Artık süpersonik dönemi aştık, hipersonik tehditler geliyor. Biz de hipersonik teknolojilere yatırım yapıyoruz. Tayfun Blok-4 de bu kapsamda değerlendirilen bir kabiliyet. Gelecekte hipersoniğin de ötesine geçen teknolojiler bile ortaya çıkabilir. Dolayısıyla Çelik Kubbe, hava savunma mimarimizin omurgasını oluşturan katmanlı bir yapı olacak ve sürekli gelişecek.

Bugün bilinen tehditlere karşı etkinliği kanıtlanmış HİSAR, SİPER, KORKUT/ALKA ve SUNGUR gibi sistemlerin birleşmesinden oluşan; yapay zekâ destekli, çok sensörlü bir mimariden bahsediyoruz. Radarlar, veri bağları (data-link), erken uyarı ve elektro-optik sistemlerin birlikte çalıştığı bütünleşik bir yapı.

“Uzaydan gelebilecek tehditlere karşı yatırım yapıyoruz”

Çelik Kubbe’nin bitmeyecek olmasının nedeni de bu: tehdit geliştikçe siz de yeni çözümler geliştirmek zorundasınız. Bizim buradaki sorumluluğumuz, Çelik Kubbe’nin vurucu gücünü oluşturan füze ve silah sistemlerini üretmek. Yani gelecekte ortaya çıkacak tehditleri yakalayabilecek hız ve çeviklikte önleyici sistemleri geliştirmek bizim görevimiz. Bu nedenle sadece bugünün değil, geleceğin tehditlerini de dikkate alarak teknoloji geliştiriyoruz. Örneğin ileride uzaydan gelebilecek tehditlerin ciddi bir risk oluşturacağını öngörüyoruz ve buna yönelik teknolojilere de yatırım yapıyoruz.

Çelik Kubbe aslında bitmeyen bir yarış. Çünkü hava savunma ile taarruz sistemleri birbirine karşı sürekli gelişir. Biz hem balistik ve seyir füzeleri geliştiriyoruz hem de hava savunma sistemleri üzerinde çalışıyoruz. Bu sayede her iki tarafın zafiyetlerini ve avantajlarını iyi biliyoruz. Amacımız; hem hava savunma sistemlerini aşabilecek kabiliyetleri kendi füzelerimize kazandırmak hem de bize karşı kullanılabilecek füze, savaş uçağı ve drone gibi tehditlere karşı yeni teknolojiler geliştirmek. Bu iki alan bizim için kritik öneme sahip.

  • Son yıllardaki çatışmalarda önce İHA’ların, ardından dolaşan mühimmatların ve sürü drone saldırılarının öne çıktığını gördük. Özellikle yakalanması zor “loitering” mühimmatlar geleceğin en kritik tehditlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bu alandaki çalışmalarınız ve yaklaşımınız nedir?

Kesinlikle. Günümüzde drone teknolojilerine çok ciddi yatırım yapılıyor. Türkiye’de de Baykar ve TUSAŞ bu alanda yeni nesil savaşan platformlarla öne çıkıyor. Özellikle Bayraktar Kızılelma gibi insansız savaş uçağı projeleriyle yeni bir aşamaya geçiliyor. Biz de bu platformlar için sadece füzeler değil, aynı zamanda akıllı ve dolaşan mühimmatlar geliştiriyoruz. Çünkü bu mühimmatlar maliyet etkin bir vurucu güç sağlıyor.

“İHA’larda avantajı kaybetmeden yatırımlara devam etmemiz gerekiyor”

Bu kapsamda EREN önemli örneklerden biri. Yaklaşık 100 kilometre menzile kadar hem hava hem yer hedeflerine karşı kullanılabilen çift kullanımlı bir mühimmat. Bugün ilk tam kalifikasyon testinde hedef imhasını gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte platformlara entegrasyonu kritik olacak ve özellikle Baykar ile yakın çalışıyoruz. Neredeyse her hafta platform üzerinde yeni bir teknolojinin denemesini yaparak bu alandaki ivmemizi koruyoruz.

Bunun yanında MAM-L ve MAM ailesinin farklı varyantları, 230 mm ve 122 mm mühimmatlar, sürü kabiliyetli versiyonlar, farklı arayıcı başlıklar ve elektronik harbe dayanıklı tipler üzerinde sürekli testler yürütüyoruz. Amacımız yalnızca insansız hava araçlarında değil, mühimmat tarafında da en üst seviyede kalmak.

Uzun menzilli mühimmatlar  300 mm sınıfı sistemler, 230 mm mühimmatlar ve ÇAKIR gibi seyir füzeleri  platformların vurucu etkisini ve menzilini ciddi şekilde artırıyor, uluslararası tercih edilebilirliğini yükseltiyor. Bugün 40’tan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz ve çoğunda Baykar ile TUSAŞ iş birlikleriyle mühimmat da ihraç ediyoruz. Mühimmatlarımız yağmur ormanlarından çöllere, kutup soğuğundan yüksek neme kadar çok farklı iklimlerde denenmiş ve başarılarını kanıtlamış durumda.

Bu ekosistemin birlikte hareket etme gücü bizi hızlı şekilde ileri taşıyor. İnsansız hava araçlarındaki avantajımızı kaybetmeden yatırımlara devam etmemiz gerekiyor. Aynı zamanda hava savunma sistemlerine de yoğun yatırım yapıyoruz; gelecekte bunların önemi daha da artacak. Seyir ve balistik füze çalışmaları ile sürü teknolojilerinin, özellikle küçük ve dolaşan mühimmatlarda çok büyük çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz. Bu nedenle hem Ar-Ge hem de seri üretim tarafında bu alanlara ciddi yatırım yapmayı sürdürüyoruz.

“Roketsan’ı bir anlamda okul olarak görüyoruz”

  • Bir yandan seri üretim ve test faaliyetleri sürerken diğer yandan yeni teknolojiler geliştiriyorsunuz. Bu da güçlü bir insan kaynağı ve geleceği tasarlayan ekipler gerektiriyor. İnsan kaynağı ve düşünce platformları konusunda nasıl bir model uyguluyorsunuz?

Aslında biz insan kaynağımızı büyük ölçüde kendimiz yetiştirmeye çalışıyoruz. Mühendislerimizi yalnızca işe alıp görevlendirmiyoruz; onları geliştiren bir yapı kurduk. Bu nedenle kendi akademimiz var. Roketsan’ı bir anlamda okul olarak görüyoruz; savunma sanayi zaten başlı başına bir okul, Roketsan da bunun önemli parçalarından biri.

“TEKNOFEST önemli bir kaynak”

Öncelikle Türkiye’nin en iyi mühendislerini istihdam etmeye çalışıyoruz. Üniversitelerimizin en iyi mühendislik bölümlerinden mezun olan ve savunma sanayinde çalışmak isteyen gençler bizim için büyük bir avantaj. Zaten Türkiye’deki en nitelikli mühendis adaylarının önemli bir kısmı bu alanda çalışmayı tercih ediyor; bu bizim için çok kıymetli.

Ancak bununla yetinmiyoruz. Çok yüksek kriterlerle seçim yapıyoruz. Yarışmalarda dereceye giren öğrencileri özellikle takip ediyoruz. Bu noktada TEKNOFEST önemli bir kaynak. Düzenlediğimiz roket yarışmasında herkese eşit fırsat veriyoruz; görevini başarıyla tamamlayan ve derece alan öğrenciler doğrudan Roketsan için aday haline geliyor. Nitekim bugün şirketimizde çalışan birçok arkadaşımız bu yarışmalar sayesinde aramıza katıldı.

Böylece Anadolu’nun farklı üniversitelerinden gelen yetenekli gençler başarılarını kanıtladıklarında Roketsan’da görev alma fırsatı yakalıyor ve biz de kendi mühendis kadromuzu sürdürülebilir şekilde büyütmüş oluyoruz.

  • Rahmetli Özdemir Bayraktar da gençlerin teknolojiye yönelmesini ve bu ekosistemin büyümesini çok önemserdi. Bu vizyon hakkında neler söylemek istersiniz?

Rahmetli Özdemir Bayraktar’ı da anmak gerekir; Allah rahmet eylesin.  Kendisi, insana yapılan yatırımın en değerli yatırım olduğunu bizlere gösteren önemli rol model şahsiyetlerden biriydi.

Bu vesileyle TEKNOFEST yarışmaları bizim için çok kıymetli. Çünkü gençlerimizin bu alana olan ilgisini en net gördüğümüz yerlerden biri. Üstelik gençler kendilerine o kadar inanıyor ki başarı elde ettiklerinde yalnızca ülkemizde değil, dünyada da dereceler alıyorlar; Amerika’da, Avrupa’da ve farklı ülkelerde birincilikler kazanıyorlar. Bu da şu anlama geliyor: Öğrencilerimiz daha mezun olmadan roket teknolojilerini ciddi seviyede öğrenmiş oluyor.

“Temel roketçilik eğitimi veriyoruz”

Biz Roketsan olarak onlara temel roketçilik eğitimi veriyoruz. Roket tasarımı nasıl yapılır, statik, dinamik ve aerodinamik hesaplamalar nasıl gerçekleştirilir, bunların hepsini uygulamalı olarak gösteriyoruz. Daha mezun olmadan aramıza aday mühendis olarak katılan arkadaşlarımız oluyor ve onları özel eğitim programlarına alıyoruz. Böylece kendi yöneticilerimizi ve teknik liderlerimizi de içeriden yetiştiriyoruz.

Sadece işe aldığımız kişiler için değil, tüm üniversite öğrencilerine açık programlarımız da var. Her yıl yüzlerce öğrenciye savunma sanayinin temel dinamikleri hakkında eğitim veriyoruz. Ekiplerimiz üniversitelere giderek füze ve roket teknolojileri üzerine dersler anlatıyor; İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi ile iş birliklerimiz bulunuyor.

Tüm bu çalışmalar, roket ve füze teknolojilerinde ülkemizi ileri taşıyacak insan kaynağını erkenden hazırlamamızı sağlıyor. İlgisi ve yeteneği olan gençleri erkenden keşfedip bu alana kazandırıyoruz; çünkü bu alan en iyi mühendisleri gerektiriyor.

Etiketler: aselsanbaykarerengüntay şimşekhisarMurat İkinciroketsanşimşek 2şimşek-1TAYFUNtayfun blok 4tübitak sageTUSAŞ

Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.

Bildirimleri kapat
Önceki yazı

FCAS krizi Almanya’yı ek F-35’e yöneltti

Sonraki yazı

Milli SİDA ULAQ, yerli silahıyla göreve başladı

İlgiliYazılar

Yerli SİHA TB3’ten zorlu hava koşullarında başarılı test

Yerli SİHA TB3’ten zorlu hava koşullarında başarılı test

18/02/2026
Öğrencilerin KAAN hayali gerçeğe dönüştü

Öğrencilerin KAAN hayali gerçeğe dönüştü

18/02/2026
Bilal Ekşi, Güntay Şimşek’in “Ara Hâl / Ara Zaman” sergisini gezdi

Bilal Ekşi, Güntay Şimşek’in “Ara Hâl / Ara Zaman” sergisini gezdi

17/02/2026
Savunma ve havacılık buluşması SAHA 2026 rekor hedefliyor

Savunma ve havacılık buluşması SAHA 2026 rekor hedefliyor

17/02/2026
Sonraki yazı
Milli SİDA ULAQ, yerli silahıyla göreve başladı

Milli SİDA ULAQ, yerli silahıyla göreve başladı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SÜRMANŞET

Pegasus’un kârı yüzde 18 arttı, 13 milyar TL’yi aştı

Pegasus 2025’te 39,7 milyar TL zarar açıkladı

18/02/2026
THY 9 ayda yaklaşık 70 milyon yolcu taşıdı

THY’den 2025’te 31 milyar lira net kâr

18/02/2026
İsrail teknolojisi araçları mı dinliyor?

İsrail teknolojisi araçları mı dinliyor?

18/02/2026
Savunma ve havacılık buluşması SAHA 2026 rekor hedefliyor

Savunma ve havacılık buluşması SAHA 2026 rekor hedefliyor

17/02/2026

Öne Çıkanlar

Prototipin ilk uçuşu: Teoriden gerçeğe uzanan bir yolculuk

Suudi Arabistan’ın KAAN ilgisi ABD’yi rahatsız etti

19/02/2026
Alman hükümetinde F/A-18 Super Hornet çatlağı

Savunma devi BAE’den 83,6 milyar sterlinlik rekor

19/02/2026
Milli SİDA ULAQ, yerli silahıyla göreve başladı

Milli SİDA ULAQ, yerli silahıyla göreve başladı

19/02/2026
Roketsan Genel Müdürü İkinci: Tayfun Blok-4’te bu yıl seri üretim hedefliyoruz

Roketsan Genel Müdürü İkinci: Tayfun Blok-4’te bu yıl seri üretim hedefliyoruz

19/02/2026
Havacılık, Savunma, Uzay ve Teknoloji Haberleri

Haber.aero haber içerikleri (fotoğraf, yazı, video) kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, içeriklerin tamamı kullanılamaz.  Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

  • Künye
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Uçuş Bilgileri
  • Gizlilik Politikası

Copyright ©️ 2021- Tüm haklar saklıdır. HTS İletişim A.Ş. Türkiye'nin Havacılık, Turizm ve Savunma Sitesi

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Havacılık
  • Turizm
  • Seyahat
  • Savunma
  • Uzay
  • Özel Röportajlar
  • Teknoloji
  • Yazarlar
    • Cem Polatoğlu
    • Güntay Şimşek
    • K. Hakan Çelikoğlu
    • Kaan Yıldızgöz
    • Alper Eliçin
    • Prof. Dr. Fahrettin Öztürk
    • Editör
    • Bir Görüş
  • English
  • Fırsatlar
  • Gizlilik Politikası
  • Künye

Copyright ©️ 2021- Tüm haklar saklıdır. HTS İletişim A.Ş. Türkiye'nin Havacılık, Turizm ve Savunma Sitesi

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist