Hollanda Savunma Bakanı Tuinman, F-35’lerin yazılım altyapısına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Bakan, uçakların bulut tabanlı sistemleri de dahil olmak üzere yazılım mimarisinin teknik olarak dış kaynaklı güncellemelere açılabileceğini belirtti.
Hollanda Savunma Bakanı Gijs Tuinman, F-35 savaş uçaklarının yazılım sistemlerine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Tuinman, jetlerin bulut tabanlı bileşenleri de dahil olmak üzere “bilgisayar beyninin”, bir iPhone cep telefonunun yazılım kilidinin kırılması (jailbreak) gibi, üçüncü taraf yazılım güncellemelerini kabul edecek şekilde teknik olarak aşılabileceğini ifade etti.
Açıklama, ABD’nin desteğini kesmesi halinde yabancı F-35 operatörlerinin nasıl etkileneceğine yönelik tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi. Başkan Donald Trump yönetiminin özellikle Avrupa’daki bazı müttefik ülkelerle diplomatik gerilimlere yol açan politikaları da bu tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
“Asla söylememem gereken bir şey söyleyeceğim”
2024’ten bu yana Hollanda Savunma Bakanı olarak görev yapan Gijs Tuinman, dün çevrimiçi olarak yayınlanan BNR Nieuwsradio’nun “Boekestijn en de Wijk” podcast’inde şu ifadeleri kullandı:
“Her şeye rağmen hala yükseltme yapmak istiyorsanız, asla söylememem gereken bir şey söyleyeceğim, ama yine de söyleyeceğim: F-35’i iPhone gibi yazılımını kırabilirsiniz.”
Tuinman, söz konusu “yazılım kırılımının” işleminin teknik olarak ne anlama geldiğine dair ayrıntı paylaşmadı. Açıklamanın hangi siber güvenlik açıklarına işaret edebileceği de netlik kazanmadı. Bakanın ifadelerinin kavramsal ya da mecazi bir çerçevede dile getirilmiş olabileceği değerlendiriliyor.

Operatörlere yazılım müdahalesinde kısıtlamalar
F-35 programı, operatörlerin uçak yazılımında ve yerdeki ilgili sistemlerde değişiklik yapma yetkisine yönelik benzersiz sınırlamalar içeriyor. Hâlihazırda hizmette bulunan F-35’lerin neredeyse tamamı yazılım güncellemelerini bulut tabanlı bir ağ üzerinden alıyor. Bu ağın ilk versiyonu Otonom Lojistik Bilgi Sistemi (ALIS) olarak biliniyor.
ALIS ile ilgili yaşanan sorunlar, Operasyonel Veri Entegre Ağı (ODIN) adı verilen yeni bir sisteme geçiş sürecini başlattı. ALIS/ODIN ağı yalnızca yazılım güncellemeleri ve lojistik verileri değil, aynı zamanda görev öncesi F-35’lere yüklenen görev veri paketlerini ve sorti sonrasında indirilen istihbarat verilerini de yönetiyor. Bu paketler, düşman hava savunması ve diğer hassas istihbarat bilgilerini içeriyor.
Bugüne kadar yalnızca İsrail, F-35I uçaklarına yerli yazılım yükleme ve jetlerini ALIS/ODIN ağı dışında çalıştırma hakkını tanıyan bir anlaşma müzakere etti. İsrail ayrıca tamamen bağımsız depo düzeyinde bakım yapma yetkisine de sahip.
ALIS ile ilgili sorunlar ve ulusal açıdan hassas bilgilerin aktarımına ilişkin endişeler nedeniyle, Hollanda dahil bazı operatörler yazılım yeniden programlama faaliyetlerinin belirli yönlerini güvenlik duvarlarıyla koruma altına aldı. Ancak bu çalışmalar hâlen ABD ordusu ve Lockheed Martin’in gözetiminde ABD’de yürütülüyor.

“Kill switch” iddiaları
F-35’lerin sistemlerinin yazılım kırılımının yapılmasının teknik olarak mümkün olup olmadığına dair tartışmalar sürerken, kritik görev planlamasının ve diğer destek unsurlarının bağımsız şekilde yeniden oluşturulup oluşturulamayacağı da soru işareti oluşturuyor.
Geçen yıl F-35’lerde ABD yetkililerinin jetleri uzaktan devre dışı bırakmasına imkân tanıyabilecek bir “kill switch” (kapatma anahtarı) bulunduğu yönündeki raporları ayrıntılı biçimde incelenmişti. Bu iddiaların ise tamamen asılsız olduğu belirtilmişti.
Bununla birlikte, F-35’ler ABD merkezli bakım ve lojistik zincirlerine büyük ölçüde bağımlı. Jetler, Amerikan ihracat kontrollerine ve Lockheed Martin ile yapılan anlaşmalara tabi. Yedek parça temini ABD ordusu için dahi önemli bir zorluk oluştururken, bu sürdürülebilirlik desteği olmadan F-35’lerin kısa sürede yere indirileceği ifade ediliyor.
Herhangi bir yazılım kırılımı girişiminin, Lockheed Martin tarafından ciddi yasal adımlara ve ABD hükümeti ile ek gerilime yol açabileceği belirtiliyor. Böyle bir adımın, yedek parça ve diğer desteklerin kesilmesine neden olabileceği ve bunun da jetlerin operasyonel kullanımını doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor.
ABD savunma ihracatının geleceği sorgulanıyor
Trump yönetimi ile bazı ABD müttefikleri arasındaki anlaşmazlıklar, F-35 programı üzerinde ek baskı oluşturdu. Kanada ile Washington arasında yaşanan ticari anlaşmazlıklar ve diplomatik gerilimler, Ottawa’nın F-35 satın alma planlarını gözden geçirmesine yol açtı.
Washington ile yaşanan diğer diplomatik anlaşmazlıklar da özellikle Avrupa’da ABD savunma ihracatının geleceğine ilişkin daha geniş kapsamlı soruları gündeme getirdi.
Tüm bu tartışmalara rağmen Tuinman, podcast’te F-35’e desteğini sürdürdü. Tuinman şu ifadeleri kullandı:
“Bu karşılıklı bağımlılık yazılım güncellemelerine yol açmasa bile, F-35 mevcut haliyle diğer savaş jetlerinden daha iyi bir uçaktır.”
Sonuç olarak, F-35’in “jailbreak” edilmesinin pratikte ne anlama geleceği ve bunun ABD hükümeti ile Lockheed Martin’in desteği olmadan jetlerin operasyonel kabiliyetini nasıl etkileyeceği konusunda çok sayıda soru işareti bulunuyor. Tuinman’ın açıklamaları ise özellikle yabancı operatörler açısından F-35 programını çevreleyen daha geniş çaplı tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.













