• Hakkımızda
  • İletişim
  • Uçuş Bilgileri
  • Fırsatlar
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
15 Şubat 2026
  • Ana Sayfa
  • Havacılık
  • Turizm
  • Seyahat
  • Savunma
  • Uzay
  • Özel Röportajlar
  • Teknoloji
  • Fırsatlar
  • Yazarlar
    • Cem Polatoğlu
    • Kaan Yıldızgöz
    • Güntay Şimşek
    • K. Hakan Çelikoğlu
  • ENGLISH
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Havacılık
  • Turizm
  • Seyahat
  • Savunma
  • Uzay
  • Özel Röportajlar
  • Teknoloji
  • Fırsatlar
  • Yazarlar
    • Cem Polatoğlu
    • Kaan Yıldızgöz
    • Güntay Şimşek
    • K. Hakan Çelikoğlu
  • ENGLISH
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Alper Eliçin

Avrupa’nın en büyük ve en karlı havayolunun hikayesi

15-02-2026 07:15
0
Ryanair CEO’su yaz sezonu için iyimser
PaylaşPaylaşPaylaşPaylaşPaylaşPaylaş

Tony 1936 yılında İrlanda’nın Limerick bölgesinde doğdu. Bir tren makinisti olan babasının erken ölümü nedeniyle üniversiteye gidemedi. O zamanlar bir devlet şirketi olan Aer Lingus’ta dispeçer olarak işe girdi. Zamanla istasyon müdürlüğüne terfi etti ve 1968’de Aer Lingus’un en önemli yurtdışı uçuş noktası olan New York’taki JFK havalimanına istasyon müdürü olarak atandı. 1972’de İrlanda’ya geri döndü ve Aer Lingus ve Guinnes Peat Group ile birlikte İrlanda’nın Shannon havalimanında Guinnes Peat Aviation (GPA) isimli bir uçak leasing’i şirketi kurdu. GPA 1980’lerde dünyanın konusunda en büyük şirketi haline geldi. Şirkette %10 hissesi vardı ve bu hisseye sahip olabilmek için 5000 dolar borçlanmıştı. 2000 yılında uçak kiralama işinden çıktığında ise artık 50 milyon eurosu olacaktı. Girişimcilik konusunda olağanüstü derecede başarılı olduğundan 1984’te bir de havayolu şirketi kurdu. Kurucu üç ortaktan birinin soyadı da kendisininki gibi Ryan’dı. Kurulan şirkete de Ryanair ismi verildi.

Tony Ryan – Fotoğraf: The Irish Independent

Christy Ryan da 1936’da İrlanda’da, GPA’nin kurucu ortaklarından Tony Ryan ile aynı kasabada doğmuştu. Birbirlerinden habersiz olarak ikisi de Aer Lingus’ta işe girmişlerdi. Christy, Shannon havalimanında trafik asistanlığı yaptıktan sonra Aer Lingus tarafından GPA’de görevlendirilince Tony ile tanışmış ve onunla birlikte çalışmaya başlamıştı. Ryanair’in üçüncü kurucu ortağıysa Tony Ryan’ın yakın çevresinden  iş insanı Liam Lonergan’dı ve bir seyahat acentası sahibiydi. 8 Temmuz 1985’te Ryanair ilk seferini yaptığında ise şirketin başında murahhas üye olarak Christy Ryan vardı.

1988’e gelindiğinde bir başka İrlandalı, Michael O’Leary, Ryanair’e finans tepe yöneticisi (CFO) olarak katıldı. Daha önce KPMG’de Tony Ryan’ın kişisel vergi danışmanlığını yapmıştı. İrlanda’nın üst düzey üniversitelerinden Trinity College’de işletme ve ekonomi okumuş olan O’Leary bu pozisyondaki yüksek performansı nedeniyle yönetim kurulu tarafından 1994’te şirketin tepe yöneticisi (CEO) konumuna getirildi.

Ryanair iş yapış felsefesini 1970’li yıllarda Texas’ta kurulmuş olan dünyanın ilk düşük maliyetli havayolu olan Southwest Airlines’tan almış ve Avrupa’ya uyarlamıştır. O’Leary’nin göreve başladığı yıllarda Avrupa’da hava ulaşımında kademe kademe gerçekleşen deregülasyon kendisi tarafından bir fırsat olarak değerlendirilmiş ve Ryanair hızlı bir büyüme sürecine girmiştir.

Michael O’Leary –
Fotoğraf: The Independent-Ireland

O’Leary şirketin asıl amacını yolculara uçak koltuğu satmak olarak tanımlamıştır. Ekstradan verilen her hizmet için ek para ödenmesi şirketin temel prensiplerinin başında gelmektedir. Ryanair yolcularını adeta kendi başlarına uçağa yüklenen  kargo  paketleri gibi değerlendirmiş,  kendilerine de o şekilde muamele etmiştir. ‘You’ll love to hate me’, yani ‘benden nefret etmeyi seveceksiniz’ sloganı da Michael O’Leary’e ait olup, Ryanair’in sempatik olmak istemeyen acımasız bir hizmet sağlayıcısı olduğunu, ama yolcuların düşük fiyatları nedeniyle yine de kendisini tercih edeceklerini vurgulamak için özellikle söylenmiştir. Acımasız iş yapış tarzına ek olarak ağızı da son derece bozuk olan O’Leary’nin bu nedenle başı sık sık belaya girmiştir. Bunlardan en popüleri, bir kadın personele ettiği hakaret sonrası kendisine ömür boyu istediği kadar uçabileceği bir pas bilet vermesiyle çözülen olaydır.

Şirketin yönetim felsefesi uçuş emniyeti dışındaki tüm konularda maliyet düşürmek üzerinedir. Dar koltuk aralıkları, yatmayan koltuklar, para karşılığı yiyecek-içecek, kabin içi ve kabin altı bagaja para talep etmek (Bu yaklaşımı çoğumuz bir Türk taşıyıcısı sayesinde artık çok iyi öğrendik…) Avrupa’da ilk kez Ryanair tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Ayrıca pahalı havalimanlarından elden geldiğince uzak durmak, sağladığı iş boyutunun getirdiği avantajı kullanarak yer hizmeti ve yakıt sağlayıcılarından en düşük fiyatları almak da iş modelinin bir parçasıdır. Kurulduğundan beri tek tip uçak modeli, Boeing 737 ile operasyon yapan Ryanair, ısmarladığı yüksek sayıda uçak nedeniyle Boeing’ten son derece düşük fiyatlar alabilmektedir. Havacılık piyasasının bozulduğu ve Boeing’in mali krizlere girdiği dönemlerde yaptığı büyük alımlar son derece uygun fiyattan olmuş, ama Boeing’in de nakit akışına önemli bir katkıda bulunmuştur. Yani Boeing’in Ryanair’le iş ilişkisinde de ‘you’ll love to hate me’ durumu geçerlidir. Daha sonra piyasa toparlandığında Ryanair aldığı bu uçakları daha teslim almadan veya bir süre kullandıktan sonra gerçek piyasa fiyatından satarak da para kazanmaktadır. Tek tip uçak kullanımı da, bakım maliyetleri ve pilot eğitimlerini düşürmektedir.

Ayrıca sektörde ortaya çıkan fırsat pencerelerinden yararlanmasını da çok iyi bilmektedir. İskandinavya’da SAS’in zor durumda olduğu dönemde, İsveç ve Danimarka piyasasına girerek kontrolü ele almıştır. Aynı şekilde Alitalia’nın iflas sürecinde de İtalya’ya yerleşmiştir. Halen İtalyan iç hatlarında %40 pazar payına sahiptir. ‘Rakibiniz yaralanmış ve kanama geçiriyorsa siz de bıçağı sokun’ deyimi şirketin yerleşmiş yönetim felsefesinin bir parçasıdır. Korona salgını esnasında rakipleri personel işten çıkarırken, Ryanair’in pilotlarını ve kritik işleri yapan çalışanlarının çok büyük bir bölümünü kadroda tutması salgın sona erdikten sonra, hızla operasyonu yeniden başlamak ve genişlemek açısından kendisine büyük bir avantaj sağlamıştır. Tabii tüm bunlar güçlü bir bilanço ve nakit birikimi sayesinde gerçekleşmiştir.

Michael O’Leary’nin havayolu taşımacılığı konusunda geçmişte gündem yaratan bazı önerileri de olmuştu. Bunlardan biri uçakta ayakta yolcu taşıma önerisiydi. 737’lerin arkasında yolcuların dikleştirilmiş ütü masası benzeri panellere emniyet kemeriyle bağlandıkları bir bölüm olmasını, bu şekilde uçanların daha ucuz seyahat etme olanağını elde edeceğini söylemişti. İkinci bir önerisi ise tuvalet kullanımından para alınmasıydı. Bu öneride tuvalet kapıları ancak ödeme yapılması halinde açılacaktı. Bu sayede yolcular uçağa binmeden havalimanlarında tuvalete gitmeye teşvik edilecekti. Dolayısıyla yolcular hafiflemiş olarak uçağa bineceklerinden yakıt maliyetleri düşecek, temizlik hizmeti gereksinimi de azalacaktı. İlk önerisi sivil havacılık kurumları tarafından kabul görmedi, ikincisinden ise kendisi vazgeçti. Sanırım uçakta tuvaleti gelen ve para vermek istemeyen yolcuların kabini kirletmesinden çekindi.

Sabiha Gökçen’in (SAW) bir türlü pazarlanamadığı, o nedenle de etkin kullanılamadığı 2000’li yılların başlarında Ryanair bu havalimanına  uçma girişiminde bulunmuş ve SAW’ın zor durumundan sonuna kadar yararlanmak istemişti. Örneğin getireceği her yolcu için 20 euro reklam katkı payı istediğini arkadaşım olan o zamanki SAW genel müdür yardımcısı rahmetli Racih Tokaç’tan duymuştum. Sonuçta SAW’ın her uçuştan zarar yazacağı anlaşılmış ve Ryanair’in ağır talepleri reddedilmişti.

Michael O’Leary’nin kendisinin ‘aeroseksüel’, yani havayolu aşkıyla yanıp tutuşan biri olmadığını, aslında uçakları da pek sevmediğini söylediğini biliyoruz. Anladığımız kadarıyla, o maliyet düşürme üzerinde takıntısı olan çok başarılı bir muhasebeci ve pazarlamacı. Bu özelliklerini de Ryanair yönetiminde başarıyla uyguluyor. Halen Ryanair’in banka hesabında 1 milyar euro civarında nakit bulunmakta. Mayıs 2026’da da borçsuz hale gelmesi hedeflenmiş.

Fotoğraf: Ryanair

Ryanair bugün Avrupa’nın en büyük uçak filosuna sahiptir. 640 uçağı ile düşük maliyetli havayolu kategorisinde,  kendisinin en büyük rakipleri olan easyJet’ten iki katı, Wizz Air’den ise üç katı daha fazla uçağı vardır. Hisseleri son iki yılda %130 değer kazanan şirket hız kesmeden büyümeye devam etmektedir. Havacılıkta kar marjı dünyada ortalama %3-4 seviyelerindeyken, Ryanair’de bu oran %15 civarındadır. Bu bağlamda dünyanın en başarılı havayolu şirketi olarak tanımlanabilir. Mart 2026’da sona erecek 2025 mali yılını 208 milyon yolcu taşımış olarak bitirmeyi hedeflemektedir. 2027’den itibaren teslim alacağı çok daha ekonomik 300 adet Boeing 737 Max’ın değişik ve daha büyük modelleriyle filosunu daha da genişletmesi ve ekonomik hale getirmesi planlanmıştır. 2034 için ise 300 milyon yolcunun taşınması hedeflenmektedir.

30 yılı aşkın bir süredir Ryanair’in başında olan O’Leary başarılı performansı ve kıdemi sonucu yönetim kurulu tarafından hisse ve bonuslarla taltif edilmiş olduğundan, 2025’te yaptığı bir miktar satışa rağmen şirkette halen %4’ün üzerinde bir hisseye sahip.

Serveti 1.1 milyar euro civarında olan Michael O’Leary’nin Ryanair’de halen 44 milyon hissesi bulunmakta.  Ayrıca 2035’e kadar görevinin başında kalmayı düşündüğünü söyleyen O’Leary’nin şirketin hisse alım opsiyon programı kapsamında zaman içerisinde 10 milyon hisse daha alma olasılığı var.

Soyadı Ryan olan, şirketin ilk yıllarında ortağı ve/veya yöneticisi olan iki kişiye ne olduğunu da anlatarak yazıma son vereyim. Projenin fikir babası ve kurulan şirketin ilk yıllarda büyük ortağı olan Tony Ryan 2007 yılında refah içerisinde hayata gözlerini yummuş. Ondan birkaç ay önce de Christy Ryan ölmüş. Christy Ryan geçmişte bir hisse opsiyonu kullanmış olduğundan, kendisine şirketten ayrılırken önemli bir ödeme yapılmamış ve bu nedenle haksızlığa uğradığını düşünerek 1997’de 30 milyon pound’luk bir ödeme talep etmiş, ancak daha sonra, hukuksal mücadeleden bir sonuç alamayacağını düşünmüş olacak ki, bu talebini geri çekmiş. Yaşamını havacılık sektöründe danışmanlık yaparak sürdürmüş. Yokluk içinde ölmese de, gösterdiği çabaların karşılığını alamayan tek kişi o olmuş. Şirketin kurucusu olan üç kişiden diğer ikisi milyarder olurken kendisi üst orta gelir grubundan çıkamamış.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Avrupa’nın en büyük ve en karlı havayolunun hikayesi

52 numaralı otobüs

Grönland’da tarih tekerrür mü edecek?

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde bir garip muamele

İlkokuldan anılar

Sömürge şirketleri, Muz Cumhuriyetleri ve Venezuela…

Ekoloji kavramının babası: Alexander von Humboldt

Ahmed ile Kahire’de bir gün

Kwai Köprüsü; Film ve Gerçekler

Sizin de yaprak üfleyiciniz var mı?

Etiketler: Aer LingusChristy RyaneasyjetMichael O'Learyryanairsabiha gökçen havalimanıTony Ryanwizz air

Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.

Bildirimleri kapat
Önceki yazı

Trump’tan İran’a ikinci uçak gemisi sinyali

İlgiliYazılar

Ryanair’den 1 milyar dolarlık MRO anlaşması

Ryanair’den 1 milyar dolarlık MRO anlaşması

11/02/2026
Sabiha Gökçen’den 7 rekor birden

Sabiha Gökçen, Avrupa’da büyümede zirveye çıktı

10/02/2026
İsrail jetleri, Wizz Air uçağına eşlik etti

İsrail jetleri, Wizz Air uçağına eşlik etti

09/02/2026
ISG, havacılıkta kadın vizyonunu “Sabiha Gökçen’in İzinde” taşıyor

ISG, havacılıkta kadın vizyonunu “Sabiha Gökçen’in İzinde” taşıyor

09/02/2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SÜRMANŞET

Güntay Şimşek’in Ara Hâl / Ara Zaman sergisi AKM’de açıldı

Güntay Şimşek’in Ara Hâl / Ara Zaman sergisi AKM’de açıldı

14/02/2026
SunExpress CEO’su “Bu daha başlangıç” dedi, uçak pistte kaldı!

SunExpress CEO’su “Bu daha başlangıç” dedi, uçak pistte kaldı!

13/02/2026
AJet’ten Sivas’a Almanya hattı!

AJet’ten Sivas’a Almanya hattı!

13/02/2026
İngiltere ve Japonya GCAP savaş uçağı projesinin çoğunu ödeyecek

İtalya, GCAP savaş uçağı için 9 milyar euroyu onayladı

12/02/2026

Öne Çıkanlar

Ryanair CEO’su yaz sezonu için iyimser

Avrupa’nın en büyük ve en karlı havayolunun hikayesi

15/02/2026
Trump: Beni sınırlayan tek şey kendi ahlakım ve aklım

Trump’tan İran’a ikinci uçak gemisi sinyali

14/02/2026
Türksat 6A göreve başladı

Milli uydu ‘Türksat 7A’da üretim için kritik yıl

14/02/2026
Pegasus’un kârı yüzde 18 arttı, 13 milyar TL’yi aştı

Pegasus 2026’ya yüzde 11’lik sıçramayla girdi

14/02/2026
Havacılık, Savunma, Uzay ve Teknoloji Haberleri

Haber.aero haber içerikleri (fotoğraf, yazı, video) kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, içeriklerin tamamı kullanılamaz.  Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

  • Künye
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Uçuş Bilgileri
  • Gizlilik Politikası

Copyright ©️ 2021- Tüm haklar saklıdır. HTS İletişim A.Ş. Türkiye'nin Havacılık, Turizm ve Savunma Sitesi

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Havacılık
  • Turizm
  • Seyahat
  • Savunma
  • Uzay
  • Özel Röportajlar
  • Teknoloji
  • Yazarlar
    • Cem Polatoğlu
    • Güntay Şimşek
    • K. Hakan Çelikoğlu
    • Kaan Yıldızgöz
    • Alper Eliçin
    • Prof. Dr. Fahrettin Öztürk
    • Editör
    • Bir Görüş
  • English
  • Fırsatlar
  • Gizlilik Politikası
  • Künye

Copyright ©️ 2021- Tüm haklar saklıdır. HTS İletişim A.Ş. Türkiye'nin Havacılık, Turizm ve Savunma Sitesi

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist