Savunma sanayimizin planlandığından daha hızlı geliştiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 185 ülkeye 230 ayrı ürünün ihraç edildiğini ve yıllık yurt dışı satışın 10 milyar doları aştığını bildirdi. Yılmaz savunma sanayisinde 100 bin olan istihdam hedefinin 2028 yılında “158 bine” çıkarmak olduğunu belirtti.
SSB Savunma Sanayii Akademi tarafından Milli Yetkinlik Hamlesi doğrultusunda düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin ikincisi Ankara’da başladı. Zirvenin açılışı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün’ün katılımıyla gerçekleştirildi.
Etkinlikte konuşan Yılmaz, dünyada uluslararası kurumların, kuralların zayıfladığı, uluslararası hukukun etkili olamadığı bir dönemden geçildiğini, bu dönemde özellikle ülkelerin milli ve yerli yetkinliklerine dayalı bir gelişim sergilemesinin çok daha kritik hale geldiğini söyledi.
Bilim ve teknoloji üretip bunu kalkınma, üretim süreçlerine yaygınlaştıran ülkelerin geleceği inşa ettiğini, Türkiye’nin bu anlamda çok büyük bir başarı ortaya koyduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Geçmişte başkalarından parasını vererek alamadığımız ürünleri bugün, biz tüm dünyaya ihraç eder hale gelmiş durumdayız. Bunu da sizler sayesinde, insanımız sayesinde başarıyoruz. Bizim planlarımızda 2028 yılında 10 milyar doları aşmak vardı. Çift taneli ihracat rakamlarına çıkmak vardı. Savunma sanayimiz planlarımızdan daha hızlı gelişiyor, daha hızlı koşuyor. Geçen yıl sonu aralık ayında aylık ihracatımız 2 milyar doları aştı. Yıllık ihracatımız ise 10 milyar doların üstüne çıkarak, tarihimizde ilk defa savunma sanayinde çift taneli ihracat rakamlarına ulaşmış olduk. Bu hepimize büyük bir gurur verdi gerçekten.”
Yılmaz, savunma sanayisinin 185 ülkeye 230 ayrı üründe ihracat yaptığını, Türkiye’nin bu alanda artık “küresel bir oyuncu” olduğunu belirterek, “2024 yılında 11’inci ülkeydik diye hatırlıyorum. İnşallah ilk 10’a girmiş ülke olarak yolumuza devam edeceğiz. 3 bin 500’ü aşkın firmamız var. 1400’ün üzerinde proje yürütülüyor. 100 bin doğrudan istihdam var bu alanda ve nitelikli istihdam, bu çok önemli. 100 bin nitelikli istihdamımız var. 20 milyar doların üzerinde bir ciro büyüklüğüne ulaşmış durumdayız. Dolayısıyla gerçekten her bakımdan güçlü bir sektör haline geldiğini söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinde 2028 yılı hedefi 158 bin istihdam
Bu sektördeki insan kaynağının yaş ortalamasının 34 olduğunu aktaran Yılmaz, genç, dinamik, nitelikli, donanımlı bir insan gücünün, sürdürülebilirlik açısından çok kıymetli olduğunu ifade etti.
Yılmaz, nitelikli insan yetiştirebilen, belli hedefler koyup, o hedefler çerçevesinde organize olabilen toplumların kalkındığına işaret ederek, “Nitelikli insana ve organizasyonel kapasiteye sahip olan ülkelerde maddi birtakım unsurları, tesisleri yok etseniz bile çok kısa sürede bunlar yerine geri konur. Bu insan niteliğini ve bu organizasyonel niteliği bir defa oluşturdunuz mu, bu kendini yeniden üretir, geliştirir. Sürdürülebilirlik dediğimiz meseleyi de büyük oranda bu şekilde çözmüş olursunuz.” diye konuştu.
Savunma sanayisinde 2028 yılı hedefinin “158 bin istihdam” olduğunu bildiren Yılmaz, “Savunma ve havacılık sanayisi ihracatını sürdürülebilir şekilde iki haneli milyar dolarlar bazında konumlandırmamız ancak insan kaynağıyla mümkün. Bu insan kaynağını ne kadar geliştirirsek üretim ve ihracat kapasitemizi de o ölçüde güvenceye almış oluruz. Bu çerçevede Savunma Sanayi Başkanlığımız liderliğinde yürütülen Milli Yetkinlik Hamlesi’ni, Türkiye’nin insan kaynağını stratejik sektörlerin ihtiyaçlarıyla daha güçlü biçimde buluşturan bütüncül bir yetkinlik seferberliği olarak ele alıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, savunma sanayisinin güvenlik, bağımsız bir dış politika ile ekonomik ve sosyal refah açısından kritik bir sektör olduğunun altını çizerek, “Savunma sanayisinde elde edilen yetkinlikler zamanla ekonominin tamamına sirayet ediyor, diğer sektörleri de etkiliyor, dönüştürüyor. Buradaki insan kaynağına da böyle bakmak gerekir diye düşünüyorum. Burada yetişen insan kaynağı, diğer bütün sanayi sektörlerini etkiliyor.” şeklinde konuştu.
Küresel ölçekteki rekabetin yetkinlik, uyum kabiliyeti ve problem çözme kapasitesi üzerinden ilerlemesinin politika tasarımında da net bir çerçeveyi gerekli kıldığını vurgulayan Yılmaz, “Burada en önemli gördüğümüz ilk husus, sektörlerin hangi yetkinliklere, hangi hızda ihtiyaç duyduğunu doğru şekilde okumak, veriye dayalı bir şekilde planlama yapmak.” dedi.
Bugünün ihtiyaçlarına göre kurgulanmış bir eğitim sisteminin gerekli ama yeterli olmadığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
“Geleceğin ihtiyaçlarını da şimdiden okuyan, gören, ona göre müfredatları, yetkililikleri tanımlayan bir eğitim sistemine ihtiyaç var. Bu da iyi bir planlamayla olabilir. İkincisi, eğitim ve istihdam arasındaki uyumu artıran bir yapı. Eğitim sistemimizde kazandırılan niteliklerle piyasanın örtüşmesi. Bu örtüşmezse istihdam imkanı da olmaz. Dolayısıyla bu programların istihdam edilebilirliği artırması lazım. Üçüncü olarak, hızlı değişen teknolojik ortamda rekabet gücünü koruyabilmek için yaşam boyu öğrenmenin ülke ölçeğinde kurumsal bir standart haline gelmesi.”
“Staj imkanlarını açsınlar ki gençlerimiz çok daha büyük katkılar sunsun”
Yılmaz, yetenek yönetiminin, kamu, üniversiteler ve özel sektör tarafından ortak biçimde sahiplenilmesi gereken bir alan olduğunu belirtti. Yılmaz, kamunun rolünün, hedefleri ortaya koymak, standartları belirlemek, koordinasyonu sağlamak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek olduğuna işaret ederek, “İnsan kaynaklarına yatırımı, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin en stratejik alanı olarak görüyoruz.” dedi.
Gençlerin öğrenciyken iş hayatıyla tanışmasını, özel sektörle, uygulamayla muhatap olmasını çok kıymetli bulduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu anlamda Ulusal Staj Programımız var. Bunu uyguluyoruz. Burada yalnızca akademik başarıyı değil, gençlerimizin yetkinliklerine dayalı bir değerlendirme yaklaşımını esas alıyoruz. Buradan özel sektöre, firmalarımıza seslenmek istiyorum. Biraz staj konusunda tereddütlü davranan firmalar olduğunu biliyorum. Böyle bakmasınlar. Staj imkanlarını açsınlar ki gelecekte bu gençlerimiz çok daha büyük katkılar sunsun.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, bölgesel kariyer fuarlarında 1 milyondan fazla öğrenci ve mezunu, işverenler ve kariyer imkanlarıyla buluşturduklarını, TEKNOFEST gibi marka haline gelmiş faaliyetlerin çocuklara, gençlere özgüven kazandırdığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu fuarları yalnızca birer tanıtım alanı değil, karşılıklı etkileşime dayalı bilgilendirme, yönlendirme ve rehberlik alanları olarak konumlandırıyoruz. Böylece gençlerimizin iş dünyasını yakından tanımalarını, beklentileri doğru okumalarını ve kariyerlerini daha bilinçli bir şekilde yönlendirmelerini sağlayarak, istihdam edilebilirliklerini güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yine Kariyer Kapısı dediğimiz bir kapımız var, e-devlet çerçevesi içinde. Burada da sunduğumuz hizmetlerle kamu işe alım süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak erişilebilir, adil ve güvenilir bir sistem oluşturduk. Kariyer Kapısı, bu anlamda güven unsurunu pekiştiren, aynı zamanda bürokrasiyi en aza indiren çok bir iyi uygulama diye buradan ifade etmek istiyorum.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin teknoloji geliştiren, standart üreten ve bu standartları uluslararası alana taşıyan bir ülke olma yolunda ciddi bir ilerleme kaydettiğini belirterek, Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin farklı sektörlerden iyi uygulamaları bir araya getirip, ortak bir anlayış sağlayacağına, buradan çıkan sonuçların ülkenin küresel rekabet kapasitesine değerli katkılar yapacağına yürekten inandığını söyledi.

“Kümülatif mühendislik aklı ve kurumsal hafıza bir ulusun kopyalanamayacak tek stratejik varlığıdır”
SSB Başkanı Haluk Görgün ise, konuşmasında, büyük hedeflerin büyük yürüyüşlerle başladığını belirterek, “Bizler bugün burada, yalnızca bir zirvenin açılışında bir arada değiliz, bir milletin geleceğini inşa etme kararlılığının sembol bulduğu bir anın içerisindeyiz.” dedi.
Savunma sanayisinin yumuşak gücünü değil, en keskin akıl gücünü konuşmak için bir arada olduklarını aktaran Görgün, şunları kaydetti:
“Platformlar eskir, yazılımlar güncellenir, konvansiyonel silahlar demode olur ancak kümülatif mühendislik aklı ve kurumsal hafıza bir ulusun kopyalanamayacak tek stratejik varlığıdır. Bir ülkenin asıl gücü, sahip olduğu insan kaynağının niteliğinde, vizyonunun derinliğinde ve kurumsal aklının sürdürülebilirliğindedir. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Yetenek Yönetimi Zirvesi, tam da bu noktada genç zihinlerin potansiyelini, sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturma iradesinin bir tezahürüdür. “Yeteneğin Lideri, Liderin Yeteneği” teması ise salt bir başlık olmanın ötesinde içinde taşıdığı vizyonla, yeni yüzyıla şekil verme iddiamızdır.”
Görgün, zirvenin temasının, bireyin ötesinde, kurumların ve bir bütün olarak milletin potansiyelini açığa çıkarma iradesinin ifadesi olduğuna işaret ederek, içeriği derinleşen, vizyonu genişleyen bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını söyledi.
“Milli Yetkinlik Hamlesi ile insan kıymetimizi farklı bir noktaya taşıma hedefindeyiz”
OECD ve NATO düzeyindeki küresel yetenek yönetimi pratiklerini mercek altına alarak, bunları Türkiye’nin dinamikleriyle sentezlediklerini anlatan Görgün, milli inovasyon ekosistemini besleyecek yeni nesil bir mimari kurgulamaya çalıştıklarını dile getirdi.
Görgün, zirveden çıkacak kararların uluslararası işbirlikleri ve dijital ağlarla örülmüş sistemin, bilgi ve teknoloji üreten stratejik yönünü tayin edeceğini belirterek, “Bu yönleriyle bu buluşma, bilgi alışverişinin yanı sıra stratejik kararların alındığı, ortak vizyonların geliştirildiği ve kalıcı politikaların şekillendiği bir zemin olarak öne çıkmaktadır.” ifadesini kullandı.
Savunma sanayisinin ham yeteneğin jeopolitik bir güce evrildiği ve insan kaynağının milli bir stratejik varlığa dönüştürüldüğü en kritik “akıl üretim üssü” olduğunu vurgulayan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milli Yetkinlik Hamlesi ile savunma sanayimizin stratejilerinden beslenen ve teknoloji yol haritamızı besleyen yetenek yönetim sistemimizi güncel yetkinliklerle güçlendirerek insan kıymetimizi farklı bir noktaya taşıma hedefindeyiz. Erken yetenek keşfiyle başlayan, entegre gelişim programlarıyla devam eden ve liderlik potansiyelinin açığa çıkarılmasıyla taçlanan bu süreci Savunma Sanayii Akademi çatısı altında yürütüyoruz. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu ile tesis ettiğimiz işbirlikleri neticesinde, ‘Savunma Sanayii 101, 102, 401 ve 402’ kodlarıyla tanımlanan dersleri teknik ve sosyal bilimler alanlarında müfredatlara entegre ettik. Böylece öğrencilerimiz, üniversite yıllarından itibaren sektörel bilinç ve farkındalık kazanmaya başladı.”
Görgün, Savunma Gelişim Platformu, Savunma Kariyer, MBA ve yüksek lisans modelleri ile bireyden organizasyona, eğitimden uygulamaya kadar tüm süreçlerde entegre bir yapı kurduklarını söyledi.
“190 değerli uzmanımız ekosistemimize yeniden katıldı”
Üniversitelerle işbirliği halinde birçok programın yürütüldüğünü anlatan Görgün, ELMAS programı ile 12 ildeki 13 lisede savunma sanayisine entegre eğitim modellerini başlattıklarını belirtti.
Görgün, sadece bugünün açıklarını kapatmadıklarını, 10 yıl sonrasının lider kadrosunu bugünden simüle etmeye çalıştıklarını aktararak, “Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli çalışmamız ile savunma sanayisi kuruluşlarında çalışma grupları oluşturularak insan yönetimi kapasitesinin sistematik şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz.” dedi.
“Beyin Göçünden Beyin Gücüne” programı ile yurt dışından dönen nitelikli uzmanların ekosisteme entegrasyonunu öncelediklerini vurgulayan Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu kapsamdaki dönüşler sadece niceliksel bir artış değil, bilgi birikimi ve uluslararası çapta rekabetçi vizyonun ülkemize kazandırılması anlamına gelmektedir. Ayrıca Sistem Mühendisliği Kitabı’nı Türkçe’ye kazandırarak, terminolojik birlik ve akademik standartlar açısından önemli bir boşluğu doldurduk. Sistem Mühendisliği Kitabı’nın Türkçeye kazandırılması ile Türkiye bu konuda dünyada kendi dilinde yayın yapan 7-8 ülkeden biri oldu. Bu çabanın bir devamı olarak, Savunma Sanayii Akademi öncülüğünde yayımlanan ve alanında ilk olma niteliği taşıyan Journal of Defence and Security Industry (JDSI) dergisiyle bilgi üretimini kurumsallaştırıyor, ulusal ve uluslararası akademik platformlarda savunma sanayisine yönelik bilimsel ve stratejik bir literatür inşa ediyoruz.”
Görgün, 60’tan fazla firma ile oluşturdukları Akademiler Birliği vasıtasıyla deneyim paylaşımı, kaynak optimizasyonu ve ortak öğrenme süreçlerini kurumsallaştırdıklarını belirterek, “Bugün geldiğimiz noktada, insan kaynağımızın sistematik şekilde güçlendirilmesi, ülkemize geri kazandırılması ve ekosistemle bütünleştirilmesi de stratejik bir önceliğe dönüşmüş durumdadır. 2023 yılında yurt dışına giden 339 mühendisimize karşın, sadece 47 dönüş yaşanmışken, 2025 itibarıyla bu denge ilk kez pozitife döndü, 98 giden mühendisimize karşılık 190 değerli uzmanımız ekosistemimize yeniden katıldı. Başvuru sayılarındaki yaklaşık 3 katlık artış, bu dönüşümün toplumsal karşılığını da göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Bu başarının ardında stratejik adımların yer aldığını anlatan Görgün, Eindhoven, Rotterdam, Amsterdam, Köln, Münih, Düsseldorf, Berlin ve Londra’da gerçekleştirdikleri Yurtdışı Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları sayesinde 2 binin üzerinde nitelikli katılımcıyla savunma sanayi şirketleri arasında doğrudan temas kurarak güçlü bir bağ oluşturduklarını söyledi.
İstihdam hedefleri büyüyor
Haluk Görgün, 214 farklı eğitimle 3 bin 400’ün üzerinde üniversite öğrencisine ulaştıklarına dikkati çekerek, “890’dan fazla lise öğrencisini, 26 farklı eğitim aracılığıyla savunma sanayisiyle tanıştırdık. Erken yaşta bu farkındalığı sağlamak, sadece bir kariyer değil, bir aidiyet yolculuğudur.” diye konuştu.
Savunma Kariyer Platformu’nun 250 binden fazla kullanıcıyı 320’den fazla firmayla buluşturduğuna değinen Görgün, artık her bir gencin, potansiyelini keşfedebileceği, yönünü çizebileceği dijital bir rehberi olduğunu ifade etti.
Görgün, savunma sanayisi sektöründeki üst düzey yöneticiler için de Grand Strateji Seminerleri gibi stratejik düzeyde eğitimler sunarak hem beşeri sermayeyi hem kurumsal aklı beslediklerini aktararak, şunları söyledi:
“TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, TEI, HAVELSAN, ASPİLSAN ve İŞBİR başta olmak üzere vakıf şirketlerimizde toplam 42 bini aşkın çalışanımız görev yapmaktadır. Bu çalışanlarımızın büyük bir oranı lisans mezunu olup, yurt içi lisans mezuniyet oranı yüzde 98’in üzerindedir. Şirketlerimizde, yurt dışı lisans mezunu 252, yurt dışı yüksek lisans mezunu 752 ve yurt dışı doktora mezunu 150 kişi görev yapmaktadır. Çalışanlarımız Türkiye genelinde yüzlerce farklı üniversiteden mezun olmuş, son derece geniş ve heterojen bir akademik arka plana sahiptir. Bu tablo, savunma sanayimizin yüksek nitelikli bir insan kaynağına sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
2028 yılına kadar 158 bin kişilik nitelikli savunma sanayi istihdamına ulaşmayı ve bu ekosistemi insanla güçlendirmeyi hedeflediklerini anlatan Görgün, “Yeni dönemle birlikte yetenek havuzumuzu stratejik öngörüyle büyütecek, AR-GE ve yenilikçilik kabiliyetimizi beşeri sermayeyle bütünleştirecek ve sektörel rekabetçiliği kalıcı kılacağız.” dedi.
Kapsamlı program, 1500’ün üzerinde katılımcı
Zirvede, savunma sanayi şirketlerinde görev yapan insan kaynakları ve akademi profesyonellerinin yanı sıra teknik ekipleri yöneten liderler de yer alıyor. Bu doğrultuda etkinlikte, teknik uzmanlık ile yönetsel bakış açısının kesişim noktasında yer alan liderlik yaklaşımları, yeni nesil yetkinlikler, dijital dönüşümün insan kaynağına etkisi, değişen organizasyon yapıları ve geleceğin lider profilleri gibi başlıklar etkinlikte ele alınacak.
Etkinlikte 40’a yakın konuşmacı ve 1500’ün üzerinde katılımcı yer alıyor.
Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin sektörde liderlik kültürünün güçlendirilmesine, kurumlar arası bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasına ve Milli Yetkinlik Hamlesi hedefleri doğrultusunda insan kaynağı politikalarının daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesine stratejik katkı sunması hedefleniyor.
Gün boyunca çeşitli programlarla devam edecek olan etkinlik, yarın gerçekleştirilecek programların ardından sona erecek.
(AA)
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.












