
Türkiye’nin yerli ödeme sistemi TROY neden yurtdışında daha etkin değil? Türkiye pazarında açık ara hâkim olan Mastercard ve Visa, uluslararası kart şemalarında TROY’a neden yer vermiyor? Türkiye’de güçlü bir konuma sahipken milli ödeme sistemine karşı durmanın mantığı nedir? Bu sorunun cevabını öncelikle kendi kamu otoritelerimizde aramalıyız. Ancak küresel oyunculardan da iyi niyetli bir yaklaşım beklemek hakkımız.
TROY, Merkez Bankası’nın hâkim ortağı olduğu Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından hayata geçirildi. Sahipliği Türk bankalarına ait olan bu sistem kısa sürede önemli bir başarı yakaladı. Ne var ki, başta bazı kamu bankaları ve kamu kurumları olmak üzere ilgili otoritelerin bile milli ödeme sistemine yeterince sahip çıkmadığı gerçeğinin altını çizmek gerekiyor.
Tüm bunlara rağmen TROY, 2025 yılını ciro açısından pazarın yüzde 25’ine hâkim olarak kapatıyor. Artık her 100 TL’lik ödemenin 25 TL’si TROY kartlarıyla yapılıyor. Kart adedi ise tüm kategorilerde 80 milyonu aşmış durumda. Bu noktaya gelmesinde az da olsa bu köşenin katkısı olduğunu düşünüyorum. Kamu kurumlarının TROY kullanması gerektiğini ve bunun için düzenleme yapılmasının zorunlu olduğunu ilk kez bu köşede gündeme getirmiştim.
Cumhurbaşkanlığının, 16 Ocak 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Türkiye’de Yerleşik ve Faaliyet İznini Haiz Kartlı Sistem Kuruluşlarınca Çıkarılan Kartların Kullanımı” konulu genelgesi önemli gelişmelere yol açtı. Bu kararla kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı tüm ödemelerde “TROY Banka Kartı”, “TROY Kredi Kartı” ve “TROY Ön Ödemeli Kart” kullanılması esas hale geldi. Ancak başta bazı kamu bankaları olmak üzere özel bankalar ve finans kuruluşları bu genelgeye zorunlu olarak uymaktan öteye geçmedi. 2026’nın bu açıdan bir kırılma yılı olmasını ümit ediyorum. Aldığım bilgilere göre de öyle olacak.
Bankaların TROY’a karşı dirençleri ve bilinçli olarak arka planda tutma gerekçeleri yeni yılda ortadan kalkacak gibi görünüyor. Çünkü bu bahanelerin çoğu, kartlarını kullandıkları yabancı ödeme sistemleri tarafından oluşturuldu. En önemli gerekçe şuydu: “TROY yurtdışında çok az kart şemasında yer aldığı için kullanılamıyor.” Ancak tablo değişiyor. Bankacılık ve perakende sektörüyle ilgili kamu otoriteleri, yurtdışında TROY’a zorluk çıkaran yabancı ödeme sistemleriyle müzakerelerde önemli bir aşamaya geldi.
Bu satırların yazılmasına Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir vesile oldu. Kendisine teşekkür ediyorum. Bedir, Mastercard Türkiye’nin ABD, Birleşik Krallık ve İtalya’dan sonra en büyük pazarı olduğunu belirtiyor. Oksijen Gazetesi’nden Elif Ergu’ya verdiği röportajda Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yıllık başarı hikâyesini anlatmış. Ben de yerli ödeme sistemi TROY’un yurtdışına neden tam olarak açılamadığını Mastercard ve Visa üzerinden değerlendirmek istiyorum.
Öyle ya, Türkiye’de küresel ölçekte başarılı olacaksın ama bu ülkenin milli ödeme sistemine yurtdışında alan açmayacaksın. Bu doğru bir yaklaşım değil; ticari olarak da sürdürülebilir değil. Ancak sorumlusu Mastercard veya Visa değil, bizim otoritelerimiz.
Mesela Türkiye’de en fazla şubesi olan Ziraat Bankası’nın sitesinde hâlâ TROY ön planda değil. Kredi kartları tanıtımlarında Mastercard ve Visa logoları kullanılmış. Prestij Kredi Kartları, Bankkart Genç, Bankkart Başak, Bankkart Business tanıtımlarının tamamında sadece Mastercard logosu var. Anlaşılacağı üzere bu kartları talep edenlere Mastercard veriliyor. TROY istemezseniz kredi kartı gönderilmiyor. Ziraat Bankası’nın sitesinde TROY logosu sadece genelge sebebiyle banka kartları ve emekli kartlarında yer alıyor.
Kamu ile yoğun iş birliği yapan, THY’nin Miles&Smiles ortakları olan Garanti Bankası, QNB ve Kuveyt Türk de TROY kredi kartı isteyen müşterilere kolaylık sağlamıyor. Öte yandan bazı müşteriler de TROY’un uluslararası geçerliliği sınırlı olduğu için tercih etmiyor. Bu engelin, Mastercard ve Visa ile sürdürülen müzakereler neticesinde bu yıl aşılacağını düşünüyorum.
Küresel ölçekte TROY kredi kartları şebekesinde yer almıyorsa bunun birinci sebebi, Türkiye’de pazarı kontrol eden yabancı ödeme sistemleridir. İlgili kamu otoritelerine büyük görev düşüyor. Başta Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Rekabet Kurumu ve BDDK’nın bu konuda çok daha dikkatli olması gerekiyor.
Milli ödeme sistemi TROY’un önü açılırsa, Türkiye’de kısa sürede yakaladığı başarıyla 2026’da veya sonraki yıllarda rahatlıkla yurtdışına açılabilir. Mastercard ve Visa’nın ülkemizde verdiği hizmeti, dost ve müttefik ülkelerde pekâlâ sunabilir.
Şimdi rakamlara bakalım: Bankalararası Kart Merkezi’nin 2024 raporuna göre kredi kartı ödemeleri bir önceki yıla göre %99 arttı. Banka kartı ödemelerinde artış %59, ön ödemeli kartlarda ise %115 oldu. 2024 yılında kartlarla gerçekleşen toplam ödeme tutarı 15,8 trilyon TL. Bu rakam üzerinden ödenen komisyonları dikkate alın; konunun ne kadar önemli olduğunu siz değerlendirin. İşin maddi boyutu kadar kartlar üzerinden toplanan verilerin stratejik ve ticari değerini de göz ardı etmemek gerekiyor.
Ortalama aylık kartlı ödeme hacmi yaklaşık 2,2 trilyon TL seviyesine çıktı. Bu yaklaşımla 2025 sonunda kartlı ödeme hacminin yaklaşık 26–27 trilyon TL’ye ulaşacağı öngörülüyor. Dünyada da katlanarak artan bir gelişme söz konusu olduğu için milli ödeme sistemi TROY’un konumu çok daha değerli hale geliyor. Dijitalleşme, e-ticaretin yükselişi ve temassız ödemelerin artışı bu süreci hızlandırıyor.
TROY’un gelişimini adım adım takip edeceğim. Bakalım 2026’da neler olacak?
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
Yazarın Diğer Yazıları
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.










